“Fi” kitabından qeyd etdiklərim

fiçipi

“Yemək yemək gibi birincil ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk çeken insanların, arkadaşlık etmek gibi lüks ihtiyaçlar peşinde avanaklık edenlere toleransının olmadığını iyi bilirdi Göksel.” 126s

“Yeteneğın varlığına hizmet etmeli, varlığın yeteneğine değil. Varlığın yeteneğıne hizmet eder hale gelirse, kendi ışığında kaybolur, özünlü birleşemezsin. Hayatı yaşayamazsın, yeteneğı tarafından zehirlenmiş bir kukla gibi dans eder durursun.” 134s

“…aşka vurulan darbe, balta gibi inib ilişkiyi kesmez, tohum gibi ekilib zamanı geldiğinde ilişkinin tüm pürüzsüzlüğünü bozacak şekilde yırtıp çıkardı yüzeyi.”  135s

“Yetersizlik hissi insana tuhaf şeyler yaptıran hatta tuhaf şeyleri ehtiyaç olarak algılatabilen bir histi. Çoğu insan aslında özlemini çektiği şeyin zenginliğindeymiş kimi davranıyordu.” 150s

“Bırak onlar anlatsınlar sen dinle, dinlemek en iyi korunmadır, saklanmadır, bu gece tek ihtiyacın olan şey dinlemek!” 166s

“Yapmış olması, zamanla ne yaptığından daha önemli hale gelmişti” 179s

“Deneyim vardığımız yer değil, gittiğimiz yoldur. Bunu sen de biliyorsun… Yolda yaşadıklarımız, karşımıza çıkan şeyler bize dokunur, zorlar, bozar, rahatlatır ve bizi değiştirir. Eğer yolculuğu yaşayıp ona dikkat edersek ancak o zaman gelişebiliriz. Kendimize gösteriğimiz özendir bu dikkat, değişirken digerlerini tatmin edecek, eğlendirecek herhangi bir şeye değil kendimize dönüşmemize sağlar.” 199s

“Köylerinden çıkıp gelmiş insanların sanatçı, bakirelerin kadın, gay”ların transseksüel, açların zengin olabilme cesaretini gösterdikleri, herkesin özüne döndüğü, kimsenin asla saklanamadığı ama istediklerinde kendilerinden kaçabildiği bir rahim gibi, bu şehir dokunduğu her şeyi besleyip doğmalarına yardım ediyordu” 235s

“…ama toplum dediğin şey, içinde topladığı insanları, kendi var olabilme ihtiyacına göre harekete geçirmek üzere dizayn edilmiş bir sistem. İyilikle falan alakası yok, hayatta kalmak için bir araya gelmiş ve gerektiğinde en zayıfı kurban etmek üzere bir sistem kurmuş tepedeki insanlardan başka bir şey değil.” 243s

“Tohum gibi, içinde bir ağacın potensiyelini barındıranlar ama aslaçatlama cesaretini gösteremeyip filizlenemeyenler, çatlayıp filiz gibi yeşerenler ama fidan olamayıp kuruyuanlar, fidan bibi büyüyenler ama meyve veremeyenler, meyve verip ağaç olanlar ama meyvesinde tohum olmayanlar ve süper insan, yanı tohumluktan meyve veren bir ağacın yeni meyvesindeki tohum olabilmeye kadar gidebilenler… İnsanın yüceliği ve acizliği arasındakı ince çizgiyi gördüm. Bize güç veren şey aynı zamanda en böyük acizliğimiz de olabilir. Ne olduğumuzu ve ne olabileceğimizi ancak kendimizle yüzleşebilirsek anlayabiliriz. Sahip olabilmek adına, sahip olduklarımıza tırnaklarımızı korkuyla geçirdiğimizde, ne çatlayıp filize dönüşebiliriz ne de çürüyüp içimizdeki tohumları toprağa bırakabiliriz. Sahip olmak için doğmadık biz! Büyümek, gelişmek, dönüşmek için burdayız.” 356s

“Savaşlarını iyi seç çünkü içinde kaybolabilirsin. İyi bildiğin ve sevdiğin bir şeyin içinde kaybolmak, beceriksiz olduğun ve sıkıldığın bir şeyin içinde kaybolmaktan daha iyidir. İki: Savaşçı ruhun, amacını gölgelemesin. İyi savaşçılar savaşlarını güçsüzlüklerinden değil, ne için savaştıklarını unutup savaşın kendisini amaç yapdıklarında kaybederler. Bi savaşa başladıysan nerde bitirmen gerektiğini en başından hesaplaman lazım. Zafer bazen, kazanmak için son darbeyi vurmamak olabilir. Zafer gibi gözüken şey ancak çok sonra farkına varabileceğin bir yenilginin başlanğıcı olabilir…” 416s

 

fichipi

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s